şaka bir yana zevkle yaparım dediğim herşeyin tipik oğlak işgüzarlığı ile göreve dönüşmesi ve biran önce bitsin tezcanlığı ile birleşince kabusa dönüyor huy bu ne yapacaksın:)))
evimde bir süredir venge renginin iç sıkıcı karanlığına daha fazla katlanamadığı farketmemle her akşam uyurken ne yaparım düşünceleri uykularımı kaçırıyordu . öyle kafamda binlerce tilki cirit atıyor ertesi gün ben aynı eve uyanınca soluğu koçtaşda aldım:)))
hemen bir x1 polisan kapmamla kendimi kasada buldum:)))
dedimya küçük işlerden başlıcam sandalye değişimini paylaşmak istedim. sandalyelerim lanet olası venge bacaklarını kıramayacağım için :) beyaza boyadım
hobi odamın zavallı halini görüyorsunuz :) o akşam o dizler tutmadı sabaha kadar ağrıdı . artık yaş oldu 46 öyle zıpzıp iş yapılmıyor :(
sandalyeleri bir kez daha kaplamıştım onları söktüm bu süet gibi kumaşların üzerine iç açıcı renk olsun dedim.
eşimde bu sefer zımbalamadan yap çıkarıp yıkanabilsin diyince bende bi kumaşda prova yaptım
sonrası biraz eziyet aynı işlem 6 kez oluyor Allah dan 8 sandalyem yok :)
kumaşın tersinden prova yaparak dikmek en mantıklısı bu işin kolayı vardır ama maalesef ben biraz acemiyim. yanlara klapa koyup etekleri makul boyda tutup diktim.
sonra benim koton dantel aşkım tuttu nereye diksem diye eşim neden sandalye kılıflarına dikmiyorsun diyince bitmiş giydirilmiş kılıfları çıkarıp diktim.
buda yakın plan görüntü :) hem boyuda biraz uzatmış hemde daha bi shabby chic olmamışmı bence olmuş
valla o kadar çok dikiş diktimki makineyi göresim yok. bu arada birde overlok makinem var temiz dikiş yapıp hepsini overlokda çektim.
kumaşımda benim turkuaz aşkımdan mütevellit turkuaz çiçekli :) evim nasıl aydınlandı anlatamam. birde temizlik bitsin resimler gelecek
hamaratım ama yorgunum:(




