sosyal sorumluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal sorumluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2013 Cuma

MELEĞİM OLUR MUSUN?

Meleğim Olur musun?

Yine Tülin ve yine müthiş bir insanlık hareketi..... Sevgili Tülin'in yazısı aynen kopyalıyorum.

Tülin'in blogu: http://bulutgolgesi.blogspot.com/2013/11/melegim-olur-musun-yeni-iyilik-hareketi.html#comment-form

Meleğim Olur musun? Yeni İyilik Hareketi




Bugünlerde hastanede tedavi gören çocuklarımız, huzur evlerinin hüzünlü odalarındaki yaşlılarımız, engelli arkadaşlarımız size iki kelimeden oluşan bu kısacık soruyu soruyorlar.




MELEĞİM OLUR MUSUN?


Kiminizin dostu, kiminizin arkadaşı, bazılarının sadece tanıdığı yada adına, bloğuna aşina olduğu ben;

Yeni bir yılın ayak seslerinin yaklaştığı günlerde sizden gelen bir sevinçle onlarında yüreği, umudu aydınlansın istedim.


Bu defa sadece çocuklara yada sadece yaşlılarımıza değil de,
yetebildiğimiz kadarı ile hepsine sevgi dolu hediyeler verelim diyorum.  
Ne dersiniz?

Hoş, gönül neler neler istemiyor ki... Yetiştirme Yurtlarında çocuklar kalmasın, yaşlılarımız evlerimizin baş köşesinde saygı görüp duaları ile bizlere bereket ve huzur versin. 
Engellilerimiz için hayat bu kadar zor olmasın. Yaşamın içinde hak ettikleri gibi rol alabilsinler. Anneler engelli çocuklarını okullarına sırtlarında taşımak zorunda olmasın.
Böbrek hastaları diyaliz makinaları için sırada beklemesin.
 Hiç kimse ama hiç kimse yoksunluğuna, yoksullukla birlikte katlanmak zorunda kalmasın...

Tüm bunları gerçekleştirmek elbette bizim elimizde değil. Keşke olsaydı ama değil...
Lakin böyle olduğu için niye kendimizi onlara küçücük de olsa bir iyilik yapmaktan alıkoyalım.

Her zaman olduğu gibi
 "Okyanus olamayız belki ama onun  engininde bir damla olabiliriz" diyorum ben.  




Şimdi bir bakın evinize, elinize. 
Kim için, neyiniz var hediye olabilecek? 
Ne gönderebilir, ne alabilir yada ne örüp dikebilirseniz bizim başımızın üzerinde yeri var.

 Bazıları hastanede tedavi gören çocuklarımıza, bazıları huzur evlerindeki yaşlılarımıza, bazıları engelli dostlarımıza hediye edilmek üzere tasnif edilip, paketlenecek.
Hepsi, her adım sizinle burada paylaşılacak.

Kimi sevince, kimi umuda, kimi şifaya dönüşecek hediyelerinizi bana göndermek için 

Duyuyor musunuz, birileri size sesleniyor;

MELEĞİM OLUR MUSUN?



Size şimdiden gülümsettiğiniz her yüz, sevinçle doldurduğunuz her yürek adına size sevgiyle sarılıyorum.


Muhabbetle.


Son olarak küçücük bir not;
Her etkinlikte olduğu gibi yine para kabul etmiyoruz.
Sormak istedikleriniz için e-posta adresimi aramayın, hemen yazayım;
tlnbozkoyunlu66@gmail.com

Küçücük de bir rica;
bu yazıyı sosyal paylaşım sitelerinde, bloğunuzda yada dost sohbetlerinizde paylaşır mısınız?
Ben bir kartopunun, çığa dönüşmesine sayenizde çok şahit oldum.
Siz de ortağı olun lütfen.

23 Kasım 2012 Cuma

3 Patili Bir Canın Çığlığı Duyun 5 Yılı Kafeste Geçmiş!

 

 

3 Patili Bir Canın Çığlığı Duyun 5 Yılı Kafeste Geçmiş!



Benim bir Adım Yok Benim bir Sahibim Hiç Olmadı. 1 yaşında iken Bana bir araba çarptı..Henüz daha yaşımı bile doldurmamıştım. Uyandığımda bacağım sarılı bir şekilde idim.. Ama bir Eksiklik vardı. Bir Ayağım yoktu. Ön Patime ne olmuştu? Nerede idi. Sonra bir kaç insan konuşurken duydum onları.. Ayağımı bana çarpan arabadan dolayı kaybetmişim.. İlk günler zor oldu Benim için.. 3 ayak ile basamıyordum yürüyemiyordum. Sonra bir ara yemek yemeyi bile bıraktım.. istemiyordum koşamamak yürüyememek bunlar olmadan yaşamak bile istemiyordum. Buradaki çalışanlar yılmadılar her gün bana baktılar yemeklerimi ilaçlarımı tedavilerimi yaptılar. sonra zora olsa yürüyebildiğimi fark ettim. oluyor ayağa kalkabiliyordum artık. hatta arka ayaklarımın üzerinde ayağa bile kalkabiliyordum önümdeki demir parmaklıklara tutunarak. Bir anda tekrar yaşama sevinci kapladı içimi. Belki Belki tekrar koşabilirdim gene eskisi gibi. Kırlarda sokaklarda parklarda. Belki burda sahip bile bulabilrim onunla beraber yaşarım onunla beraber uzun bir yaşam bile yaşardım.. Bekledim Bekledim Bekledim. Her gün birileri geliyordu. Onlar geldiğinde canım çok az da olsa yansa da üç ayağım ile beni alsınlar diye ellerini uzattıklarında ellerini yalıyordum hatta iki ayağımın üzerinde bile ayağa kalkıyordum.. Ama herkes Sadece Ah yazık diyordu. Kimse almıyordu beni. Yada cins değil diyorlardı. Bazen ise Aman napıcan üç ayaklıyı diyorlardı Duyuyordum.. Ama ben 4 ayağım varmış gibi her şeyi yapabiliyordum ki. Onlara göstermek için bunu her şeyi yapıyordum geldiklerinde buraya. Sonra öğrendim ki burada bir sahibin olması için cins olman gerekiyormuş.Yavru olması gerekiyormuş. Alışamaz mış sahibine köpekler dediklerini duydum. Ama ben alışırım demek istedim. Sizi ömrümün sonuna kadar severim demek istedim diyemedim. Söyleyemedim. Anlasınlar diye tüm sevgimi onlara gösterdim. Gözlerinin içine baktım. Bir gün daha bitmişti. Gene kimse almamıştı beni. Ben isimsiz bir can'ım. tam 5 yıldır beni birinin gelip sahiplenmesini bekliyorum. 5 yıldır bu kafesin içinde sizlerin gelip beni sahiplenmesini bekliyorum. Neden gelmiyorsunuz neden beni almıyorsunuz. Ben ve benim gibi olan 3 arkadaşım daha var burada bizlerin bir ayağı yok. ve yıllardır burda bu kafeslerde kilitliyiz. bizim bir ayağımız olmasada.. Bizim sizlere verebileceğimiz sevgimiz var lütfen. Ben ve arkadaşlarım Aydın Barınağındayız Ve Bizleri sahiplenecek olan kişilere evlerini verecek olan kişilere Aydın Hayvan Dostları Derneği tüm masraflarımızı Tüm aşılarımıza kadar hepsini tedarik edeceklerini söylüyorlar. Size yük olmam size sorun çıkarmam. Masrfalrımıda ödeyecekler bakın lütfen. Kurtarın beni bu kafeslerden. Burası çok soğuk. Geceleri çok üşüyorum. Lütfen duyun sesimizi, Çığlıklarımızı.
 İLETİŞİM: 0544 345 67 56 
 
bloglarımızda paylaşırsak şansı artar